Uzun saatler masa başında çalışmak, hareketsizlik, stres ve bilinçsiz egzersizler, birçok kişide ağrıyı hayatın sıradan bir parçası haline getiriyor. Ancak uzmanlara göre bu durum ciddi bir yanılgı. Fizyoterapist Polen Kaya, ağrının çoğu zaman bir sonuç olduğunu, asıl önemli olanın altında yatan nedeni bulmak olduğunu söyledi.

“AĞRI ÇOĞU ZAMAN YANLIŞ YERDE ARANIYOR”

Günlük pratiğinde en sık karşılaştığı hatanın, ağrının olduğu bölgenin sorun olarak görülmesi olduğunu belirten Kaya, vücudun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kaya, “Boyun ağrısıyla gelen bir hastanın problemi kalçadan kaynaklanabiliyor. Diz ağrısının nedeni ayak basışındaki bozukluk olabiliyor. Vücut bir zincir gibi çalışır. Bu zincirin bir halkasındaki problem başka bir noktada kendini gösterebilir” dedi.

“STANDART TEDAVİ DİYE BİR ŞEY YOK”

Her hastanın farklı bir hikâyesi olduğuna dikkat çeken Kaya, aynı şikâyetle gelen kişilere aynı tedavinin uygulanmasının doğru olmadığını ifade etti. Yaşam tarzı, meslek, geçmiş travmalar ve stres düzeyinin tedavi sürecini doğrudan etkilediğini belirten Kaya, “Doğru teşhis olmadan doğru tedavi mümkün değildir. Bu nedenle kişiye özel değerlendirme yapılmalıdır” diye konuştu.

AĞRIYI NORMALLEŞTİRMEK RİSKLİ

Toplumda ağrının giderek normalleştirildiğine dikkat çeken Kaya, bunun tehlikeli bir durum olduğunu vurguladı. “Sabah kalkınca hissedilen sertlik, gün içinde artan boyun gerginliği ya da akşam saatlerinde yoğunlaşan sırt ağrısı birçok kişi için normal kabul ediliyor. Oysa ağrı, vücudun verdiği bir alarmdır. ‘Bir şeyler yolunda gitmiyor’ demenin en açık yoludur” ifadelerini kullandı.

GEÇİCİ RAHATLAMA ÇÖZÜM DEĞİL

Ağrının ortadan kalkmasının her zaman iyileşme anlamına gelmediğini belirten Kaya, çoğu zaman yalnızca belirtilerin bastırıldığını söyledi. “Ağrı azalınca insanlar iyileştiğini düşünüyor. Oysa altta yatan problem devam eder. Bu da ağrının tekrar etmesine neden olur. Gerçek iyileşme için bu döngünün kırılması gerekir” dedi. Manuel terapinin çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirten Kaya, bu yöntemin tek başına çözüm olmadığını ifade etti. “Manuel terapi güçlü bir araçtır ancak doğru analizle birlikte kullanılmalıdır. Amaç; vücudun kendi iyileşme mekanizmasını harekete geçirmektir” diye konuştu.

HASTA SÜRECİN AKTİF PARÇASI OLMALI

Tedavi sürecinde hastanın rolünün büyük olduğunu vurgulayan Kaya, iyileşmenin sadece seanslarla sınırlı olmadığını belirtti. “Fizyoterapi, sadece gelip tedavi olup gitmek değildir. Günlük yaşam alışkanlıkları, duruş ve egzersiz disiplini sürecin temelini oluşturur. Hasta aktif olursa sonuç da kalıcı olur” dedi. “Amaç günü kurtarmak değil, yaşamı değiştirmek” Ağrının geçici olarak bastırılmasının yeterli olmadığını belirten Kaya, asıl hedefin uzun vadeli sağlıklı bir yaşam olduğunu söyledi. “Ağrıyı susturmak kolaydır. Ancak onu anlamak, çözmek ve tekrar etmesini engellemek asıl önemli olandır” diyerek sözlerini tamamladı.