HABER MERKEZİ
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi Başkanı Hüseyin Erkan, aradan geçen yıllara rağmen Türkiye’nin yapı stokuna ilişkin önemli eksikliklerin devam ettiğini belirtti.
Erkan, Türkiye’de milyonlarca yapının deprem açısından risk taşıdığının bilindiğini ancak hangi yapıların riskli olduğunun bütünlüklü ve güncel bir envanterle ortaya konulamadığını söyledi. Erkan, “Riskli yapılar olduğunu biliyoruz, ama hangi yapıların riskli olduğunu bilmiyoruz” dedi.
6 MİLYON BAĞIMSIZ BÖLÜM RİSK ALTINDA
Bakanlık verilerine göre Türkiye genelinde yaklaşık 36 milyon bağımsız bölüm bulunurken, bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğu, 2 milyon bağımsız bölümün ise acil olarak dönüştürülmesi gerektiği belirtiliyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığının verilerine göre 2012-2025 yılları arasında 1 milyon 272 bin 863 bağımsız bölüm riskli olarak tespit edildi. Aynı dönemde 1 milyon 88 bin 165 bağımsız bölümün bulunduğu binaların yıkımı gerçekleştirildi.
Erkan, bu rakamların mevcut riskin büyüklüğü karşısında çalışmaların hızlandırılması gerektiğini ifade etti. Riskli yapıların yalnızca tespit edilmesinin yeterli olmadığını belirten Erkan, riskin bulunduğu bölgelerin ve yapıların önceliklendirilerek dönüşüm sürecinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
“TÜM YAPI STOKU KAYIT ALTINA ALINMALI”
Türkiye’nin öncelikli ihtiyacının bütün yapı stokunun bilimsel, güncel ve şeffaf biçimde kayıt altına alınması olduğunu belirten Erkan, Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulması çağrısında bulundu. Erkan, yapıların güvenliğinin yalnızca bina yaşı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine de dikkat çekti. Binaların yapımında kullanılan malzemeler, zemin koşulları, projeye uygunluk ve sonradan yapılan tadilatların da yapı güvenliği açısından önemli olduğunu belirtti.
27 YILDIR DEĞİŞMEYEN DEPREM GERÇEĞİ
Kentsel dönüşümün rant odaklı değil, risk odaklı yürütülmesi gerektiğini ifade eden İMO Mersin Şube Başkanı Hüseyin Erkan, özellikle dar gelirli vatandaşların dönüşüm sürecinde mağdur edilmemesi için yeterli kamu desteğinin sağlanmasını istedi.
HABER MERKEZİ
Mevcut yapı stokunun dönüştürülmesinin yanı sıra yeni yapılan binaların da güvenli şekilde inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Erkan, doğru zemin araştırması, mühendislik hizmetleri, kaliteli malzeme, etkin yapı denetimi ve şantiye şefliğinin önemine dikkat çekti.
Binaların yalnızca inşa edildiği dönemde değil, kullanım süreci boyunca da denetlenmesi gerektiğini belirten Erkan, taşıyıcı sisteme yapılan izinsiz müdahalelerin ciddi risk oluşturabileceğini söyledi.
“DAHA FAZLA BEKLEMEK İSTEMİYORUZ”
17 Ağustos 1999 depreminin Türkiye için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Erkan, geçen 27 yılda farklı kentlerde meydana gelen depremlerin de benzer sorunları ortaya çıkardığını ifade etti.
Erkan, 17 Ağustos’ta yaşamını yitirenleri anmanın en anlamlı yolunun yeni acıların yaşanmaması için gerekli önlemleri almak olduğunu belirterek, deprem riskine karşı daha fazla zaman kaybedilmemesi çağrısında bulundu.
Erkan, güvenli kentler için yapı stokunun tamamının belirlenmesi, riskli yapıların önceliklendirilmesi ve bilimsel temelli kentsel dönüşüm politikalarının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
