Öznur TUNA


Fizyoterapist Polen Kaya, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, uzun süre ekran karşısında
kalma ve yoğun stresin kas-iskelet sistemi üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu belirterek,
günlük yaşamda fark edilmeyen küçük alışkanlıkların zamanla kronik ağrılara neden
olabileceğini söyledi.
İnsan bedeninin çoğu zaman bir anda bozulmadığını ifade eden Kaya, büyük problemlerin
genellikle uzun süre fark edilmeyen küçük ihmallerin birikimi sonucunda ortaya çıktığını dile
getirdi. Özellikle teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte insanların günün
büyük bölümünü aynı pozisyonda geçirdiğine dikkat çeken Kaya, bunun kaslar ve eklemler
üzerinde önemli yük oluşturduğunu kaydetti.
AĞRININ NEDENİ HER ZAMAN FİLM SONUÇLARINDA GİZLİ DEĞİL
Toplumda ağrıların nedeninin çoğu zaman MR sonuçlarında ya da radyolojik görüntülerde
arandığını belirten Kaya, birçok kas-iskelet sistemi şikayetinde ağrıyı artıran temel etkenlerin
yaşam tarzı alışkanlıkları olduğunu söyledi.
Kaya, “İnsanlar sıklıkla ‘Fıtık mı var?’, ‘Bir şey kaydı mı?’ ya da ‘Düzleşme mi oluştu?’ gibi
soruların peşine düşüyor. Elbette bazı durumlarda yapısal problemler önemlidir. Ancak
ağrının tek nedeni her zaman bunlar değildir. Gün boyunca hareketsiz kalmak, yanlış
postürde çalışmak, yetersiz uyku ve kronik stres de ağrıların oluşumunda önemli rol oynar”
dedi.
HAREKETSİZLİK SESSİZ BİR TEHDİT
Uzun süre oturarak çalışmanın günümüzün en büyük sağlık sorunlarından biri haline geldiğini
ifade eden Kaya, insanların fiziksel olarak daha az hareket ederken zihinsel olarak daha fazla
yük altında yaşadığını belirtti.
“Sabah uyanır uyanmaz telefona bakmak, saatlerce bilgisayar karşısında oturmak, gün içinde
yeterince hareket etmemek artık normalleşti. Ancak bedenimiz bu yükleri kayıt altına alıyor.
Kaslar ve eklemler yalnızca ağır yük kaldırmaktan değil, uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan
da olumsuz etkileniyor” diye konuştu.
STRES DE AĞRIYI TETİKLİYOR
Kas ve eklem ağrılarının yalnızca fiziksel nedenlerle ortaya çıkmadığını vurgulayan Kaya,
stresin de ağrı mekanizmasını doğrudan etkileyebildiğini söyledi.
Yoğun stres altında olan bireylerde omuz, boyun ve sırt kaslarının sürekli gergin kaldığını
ifade eden Kaya, “Bazen boyun ağrısının temel nedeni masa başında çalışmak değil, kişinin
gün boyunca farkında olmadan kaslarını sürekli kasılı tutmasıdır. Stres altında beden
savunma moduna geçer ve bu durum zamanla ağrıya dönüşebilir” dedi.
BEDEN KÜÇÜK SİNYALLER VERİYOR
Birçok kişinin bedenin verdiği erken uyarıları dikkate almadığını belirten Kaya, kronikleşen
ağrıların öncesinde çeşitli belirtilerin ortaya çıktığını söyledi.
Sabahları hissedilen tutukluk, uzun süre oturduktan sonra oluşan sertlik, gün sonunda artan
ağrılar ve sürekli yorgunluk hissinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Kaya, “Bunlar
bazen bedenin yükü artık eskisi kadar iyi yönetemediğinin işaretleridir. Bu sinyalleri erken

dönemde fark etmek, ileride oluşabilecek daha büyük sorunların önüne geçebilir”
değerlendirmesinde bulundu.
HAREKET SADECE SPOR YAPMAK DEĞİL
Toplumda hareket etmenin yalnızca spor salonuna gitmek olarak algılandığını belirten Kaya,
sağlıklı bir yaşam için gün içindeki küçük hareketlerin de büyük önem taşıdığını söyledi.
Düzenli yürüyüş yapmak, sık sık pozisyon değiştirmek, çalışma sırasında kısa molalar vermek,
kaliteli uyku düzeni oluşturmak ve stres yönetimine önem vermenin beden sağlığını koruyan
temel alışkanlıklar arasında yer aldığını ifade eden Kaya, “İyileşme her zaman büyük
değişimlerle başlamaz. Bazen birkaç dakikalık yürüyüş, bazen doğru yastık seçimi, bazen de
bedenin dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu fark etmek çok önemli sonuçlar doğurabilir” dedi.
“KÜÇÜK DETAYLARI GÖZ ARDI ETMEYİN”
Sağlıklı bir beden için günlük alışkanlıkların gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan
Fizyoterapist Polen Kaya, sözlerini şöyle tamamladı: “İnsan bedeni çoğu zaman büyük
sorunları küçük ihmallerin birikimiyle oluşturur. Bu nedenle küçük detayları önemsiz görmek
doğru değildir. Bedenimizin verdiği sinyalleri dinlemek, hareket etmeyi yaşamın doğal bir
parçası haline getirmek ve sağlıklı alışkanlıkları sürdürmek uzun vadede ağrıların
önlenmesinde önemli rol oynar. Bazen iyileşme dediğimiz şey, aslında o küçük detayları
yeniden fark etmeyi öğrenmektir.”