Cuma, Mart 13, 2026

güncel haberler

spot_img

en çok okunanlar

Sevgi!…

Sevgi; bir şeye veya bir kimseye karşı içten gelen, yakın ilgi ve bağlılık duygusu olarak
tanımlanır.
İnsanlar, hep sevme ve sevilme ihtiyacı hissettiği için sevgi, insanın peşinde koştuğu en güçlü
duygu olarak öne çıkmıştır.
Sevgi, seven ve sevilenin birlikteliği ile iki taraflı inşa edilir. Bu inşa senede bir gün simgeler ya
da ritüelle anlatılamaz. Çünkü sevgi bir günle anılmayacak kadar büyük, bir kutuya
sığmayacak kadar derin ve kıymetlidir.
Kısım kısımdır sevgi, annenin bebeği emzirirken onunla kurduğu göz teması ile başlar. Daha
dünyayı tanımadan sarıldığımız, kokladığımız, güvendiğimiz ilk liman…
Amasız, fakatsız, koşulsuz, hesapsız, karşılıksız bir sevgi. Göz teması ile kurulan rabıta, o ilk
güven duygusunu ömrü boyu içinde taşır insan.
Sonra latinlerin “philia” dedikleri arkadaş, dost sevgisi girer hayatımıza.
Birlikte gülebilmek, omuz omuza verebilmek, birlikte susabilmek. Çünkü gerçek dostluk,
kelimeler olmadan da konuşmak, anlaşabilmektir.
Ayrıca vatan sevgisi vardır. Üzerine bastığımız toprağa duyduğumuz derin aidiyet. Bayrağa
bakarken hissedilen ilahi bir ferman gibi, o derin bağlılık.
Belki her gün yüksek sesle söylemeyiz ama içimizde taşırız.
Sevginin yalnızca romantik bir ilişki olmadığını.
Sevgi yaşanarak anlam kazanır ve hayatta en çok ihtiyaç hissedilen duygu olarak öne çıkar.
İnsanoğlu sevmeye duyduğu kadar sevilmeye de ihtiyaç duyar. Çünkü sevgi tek yönlü
yaşanmaz. Eksik kalır, emek ister, çaba ister, fedakarlık ister.
Bir de tutkulu, arazlı, biraz da kendini beğenen hastalıklı “mania“ vardır.
Mania aşkı, kıskançlık, güvensizlik, bağımlılık ve kontrol etme üzerine kurulu bir sevgidir.
Sürekli “ben” demek, beğenilmek, sevgi, hayranlık beklemek, ama karşısındakini
duymamak…
Kısaca kendini sevmek,
“Narsisit” olarak adlandırılır.
Oysa sevgi, “ben ”değil “biz” diyebilmektir. Sevgi, sevdiğine değer vermek, ona alan açmak,
incitmemek için geri adım atabilmek, bazen de susmaktır.
Filozof Aristoteles “Sevgi, iki bedende yaşayan tek ruhtur.” der.
Belki de mesele tam olarak, aynı ruhun, iki farklı kalpte atabilme sanatıdır.
Birlikte gülebilmek, birlikte ağlayabilmek, birlikte iyileşebilmektir.
Bu yüzden sevgililer, 14 Şubat’ı yalnızca romantik bir gün olarak değil; sevgilerini inşa ettikleri
tüm güzellikleri gelecek zamana yaymaları gerekir.
İsimleri farklı olsa da sevgi, şefkatin ağır bastığı bir duygudur. Seven ve sevilen arasında
anlayışla, sabırla büyür, fedakârlıkla derinleşir.
Sevgi “beşer” i insana dönüştüren en güçlü etkidir.
Amasız, fakatsız, koşulsuz, hesapsız, karşılıksız, hem sevip hem sevileceğiniz güzel insanlarla
buluşmak, hayatı sevgiyle anlamlandırmak dileğiyle…

popüler haberler