Cuma, Mart 13, 2026

güncel haberler

spot_img

en çok okunanlar

14 Şubat’ta Satın Alınamayan Şey: Aşk

Takvim 14 Şubat’ı gösterdiğinde,
vitrinler kırmızı.
Reklamlar yüksek sesli.
Aşk indirimde.
Çiçekler aceleyle alınıyor, mesajlar kopyala ve yapıştır, duygular paketlenmiş…
Bir günlüğüne hatırlanıp ertesi sabah unutulacak kadar hızlı.
Modern zamanların aşkı biraz böyle işte:
Gösterişli ama kırılgan.
Bugün “Sevgililer Günü” deniyor.
Ama herkesin sevdiği yok.
Herkesin yanında biri yok.
Ve herkesin kalbi bu kadar gürültüye hazır değil.

Belki de 14 Şubat, aşkı kutlamaktan çok,
aşkın ne olmadığını hatırlatıyor bize.
Çünkü aşk;
bir güne sığmaz.
Bir hediyeyle ölçülmez.
Bir fotoğraf karesine kanıtlanmaz.
Modern zamanlarda aşk zor bir yerde duruyor.
Hız çağında yavaş kalmaya çalışıyor.
Tüketim kültüründe emek istiyor.
Her şeyin kolay vazgeçilebilir olduğu bir dünyada,
“kalmak” gibi iddialı bir şey söylüyor.
Bugün insanlar çok meşgul.
Yorgun, tedirgin, temkinli.
Kimse kırılmak istemiyor.
Ama kalp hala eski usul çalışıyor.
Bildirimlere aldırmıyor.
Takvim dinlemiyor.
“Uygun zaman” diye bir şey tanımıyor.
Bir ses, bir bakış, bir cümle yetiyor.
Ve insan bir anda savunmasız kalıyor.
İşte bu yüzden aşk, modern zamanlarda hâlâ riskli.
Bağlanmak;
alternatiflerin bol olduğu bir çağda durmayı seçmek demek.
Sevmek;
kontrolü biraz olsun bırakmak demek.
Ve evet, aşk yaralıyor.
Ama sertleştirmiyor.
Kabalaştırmıyor.
Aksine insanı derinleştiriyor.
14 Şubat’ta,
sevdiği için mutlu olanlar var.
Kaybettiklerini hatırlayanlar var.
Yalnızlığıyla barışmaya çalışanlar var.
Hepsi aynı hikayenin içinden geçiyor aslında.
Çünkü aşk sadece birlikteyken değil,
yokken de insanı şekillendiriyor.
Belki de bu yüzden aşk;
bir günün değil, bir halin adı.
Kutlanacak bir tarih değil.
Ve ne kadar modernleşirsek modernleşelim,
ne kadar güçlü görünürsek görünelim…
Kalbimiz biliyor:
Aşk, kusursuz mutluluk değildir.
Aşk, çoğu zaman şiirsel bir yaralanmadır.
Ve bazı yaralar vardır;
insanı acıtmaz, insan insan yapar.

popüler haberler